2. edebiyat festivalimiz dün başladı ve 11 Aralık'ta sona erecek. Yer, Kızlarağası Medresesi ( Sultanahmet). Ben geçen yıl bu festivale katılmıştım. Bu yıl da katılacağım elbette. İnternette tam programına çok zor ulaştım, bunun için blogda da yayımlamak gereğini duydum. Haberi olmayan varsa bu vesileyle de duymuş olur diye düşündüm.
Program bence doyurucu.
7 Aralık 2010 Salı
HİKÂYE ATÖLYESİ
Roman Karşısında Öykü
Saat: 13.30-16.30
• Yön.: Necati Mert
“Romanın İktidarında Öykü Sivilliği”
• Cemal Şakar
“Hikâyede Kahramandan Tipe”
• Melek Paşalı
“Hikâye Neden Güzeldir?”
• Sibel Eraslan
“Vaktin Oğlu Olarak Hikâye”
MÜREKKEBİ KURUMADAN
Yazarın Serçe Parmağı’nda Ne Var?
Saat: 17.00-18.30
• Takdim: Asım Gültekin
• Gökhan Özcan / Serçe Parmağı
* Gökhan Özcan ile yeni çıkan kitabı hakkında söyleşi…
ŞİİR AKŞAMI
İstanbul’da Şiirden Bir Akşam
Sunucu: Mehmet Şahin
Saat: 19.30-22.00
Ahmet Mercan
A. Ali Ural
Betül Dünder
Cafer Keklikçi
Furkan Çalışkan
Hüseyin Akın
Kâmil Eşfak Berki
Mehmet Can Doğan
Mehmet Erte
Mustafa Fırat
Osman Sarı
Sedat Umran
Zeynep Köylü
8 Aralık 2010 Çarşamba
ROMAN ATÖLYESİ
Romanların Unutulmaz Kahramanları
Saat: 13.30-16.00
• Yön.: Fatma K. Barbarosoğlu
• Nazan Bekiroğlu
“Unutulmaz Roman Kahramanlarım”
• Oya Baydar
“Romanlar mı Daha Kalıcı, Kahramanlar mı?”
• Şebnem İşigüzel
“İtinayla Roman Kahramanı Yaratılır: Roman Kahramanı Olmak İsteyen Dedem Abidin İşigüzel ve Onun Bu Hayalini Gerçekleştiren Romancı Torun”
• Zeki Bulduk
“Modern Dünyanın Kapısında Mistik Roman Kahramanları”
EDEBİYATIMIZDA ÇEVİRİ
Bir Sanat Olarak Tercüme
Saat: 16.30-18.30
• Yön.: Cemal Aydın
“Dünyanın En Sorumlu İşi: Tercüme”
• Ahmet Cemal
“Bir Sanat Olarak Edebiyat Çevirisi”
• Necmiye Alpay
"Edebiyatımızda Olası Çeviri Etkilerine Dair"
• Samed Karagöz
“Türk Edebiyatının Küreselleşmesi Açısından Çevirinin Önemi”
• Senail Özkan
“Tercüme Estetiği ve Poetik Tercüme”
• Tozan Alkan
“Şiir Çevirisi ve Güçlükleri”
SİNEMA GÖSTERİMİ
Sinema-Edebiyat İlişkisi
Saat: 19.30-22.00
Söyleşi: Burçak Evren – İhsan Kabil
Dünya ve Türk Sinemasından Örneklerle Sinema-Edebiyat İlişkisi
9 Aralık 2010 Perşembe
DENEME ATÖLYESİ
Türk Edebiyatında Deneme Türünün Gelişim Seyri
Saat: 13.30-16.00
• Yön.: Necmettin Turinay
“Deneme Türleri’nin İlk Mübeşşirleri”
• Kemal Sayar
“Ruha Dokunan Deneme”
• Metin Karabaşoğlu
“Denemenin Geleceği”
• Nihat Dağlı
“Denemenin ‘Şahsi’liği ve Şahsımın Denemesi”
• Turan Karataş
“Türk Denemeciliğinde Bir Öncü: Salâh Birsel”
ÇOCUK EDEBİYATI ATÖLYESİ
ABCÇDİJİTAL / Yeni İletişim Düzeninde Çocuk Edebiyatı
Saat: 16.30-18.30
• Yön.: Salih Zengin
“İletişim Çağı, Çocukluğu Ne Yaptı?”
• Ahmet Mercan
“Modern Dönem Çocukluğu”
• Mevlana İdris
“Dijital Evrende Çocukluk ve Edebiyatı”
• Musa Güner
“ABCÇDİJİTAL… Yeni Çocuğun Edebiyatı”
• Yalvaç Ural
“Teknoloji ve Çocuk Kitaplarının Yeni Şapkası”
ÇİZGİ ROMAN ATÖLYESİ
Çizgi Roman ve Edebiyat
Saat: 19.30-22.00
• Yön: Asım Gültekin
“Çizgi Romanlardan Beslenen Edebiyatçılar”
• Dağıstan Çetinkaya
“Çizgi ile Çizgi Roman Arasındaki Nüanslar”
• Şafak Tavkul
“Çizgi, Sinema ve Propaganda”
• Volkan Akmeşe
“Çizgi Roman Yazımında Yazar-Çizer İşbirliği”
• Yusuf Kot
“Dinimizde Süpermen’in Yeri”
10 Aralık 2010 Cuma
İSTANBUL TÜRKÇESİ ÜZERİNE
Dünü, Bugünü ve Yarını ile İstanbul Türkçesi
Saat: 13.30-16.00
• Yön.: D.Mehmet Doğan
“İstanbul Türkçesi’nin Macerası”
• Ahmet Turan Alkan
“Türkçe’nin Bütün Renkleri”
• Doğan Hızlan
“İstanbul Türkçesi’ni Konuşmak”
• Hayati Develi
“İstanbul Türkçesi (Dünü ve Yarını)”
• Uğur Derman
“Dünü, Bugünü ve Yarını”
HALK EDEBİYATI
Edebiyatı ve Musikisi ile İstanbul*un Çalgılı Kahvehaneleri
Saat: 16.30-18.30
• Yön: Nurettin Albayrak
• Muharrem Kaya
“İstanbul’un Çalgılı Kahvehanelerinin Âşık Edebiyatı Açısından Önemi”
• Abdülkadir Emeksiz
“İstanbul Kahvehaneleri”
• Süleyman Şenel
“İstanbul’un Kültür Hayatında Bir Musiki Mekânı Olarak ‘Çalgılı Kahveler’”
DÜNYA GÖZÜYLE İSTANBUL
İstanbul Dünya Aynasında
Saat: 19.30-22.00
• Takdim: Ahmet Mercan
• Sinevizyon Gösterimi
11 Aralık 2010 Cumartesi
ÖDÜL TÖRENİ
Edebiyat Mevsimi Büyük Ödülleri 2010
Saat: 13.00-14.00
Sunucu: Mehmet Şahin
* Deneme Büyük Ödülü ve Değerlendirme
* Hikâye Büyük Ödülü ve Değerlendirme
* Roman Büyük Ödülü ve Değerlendirme
* Şiir Büyük Ödülü ve Değerlendirme
Ön Jüri: A. Ali Ural, Ahmet Mercan, Asım Gültekin, Belkıs İbrahimhakkıoğlu, Hüseyin Akın, Hüseyin Emiroğlu, İrfan Çalışan, Mahmut Bıyıklı, Mustafa Özcan
Jüri: Ahmet Kot, A. Ali Ural, D. Mehmet Doğan, Handan İnci, Haydar Ergülen
AÇIK OTURUM
2010 Yılında Türk Edebiyatı
Saat: 14.00-17.30
• Yön: Beşir Ayvazoğlu
• Abdullah Uçman“2010’da Üniversitelerde Edebiyat Faaliyetleri”
• A.Ali Ural
“2010’un Şiir Kitapları”
• Baki Ayhan T.
“2010’da Türk Şiiri”
• İskender Pala
“2010 Yılında Türk Edebiyatına Genel Bir Bakış”
• M. Fatih Andı
“2010 Yılı Romanlarına Tematik Bir Bakış”
7 Aralık 2010 Salı
3 Aralık 2010 Cuma
Bilge Karasu Sempozyumu 13-14 Aralık 2010
Hakkında, kişiliğine dair övgüden başka bir şey duymadığım naif ve büyük adam Bilge Karasu... Sempozyumu düzenleniyor ve Ankara'da olduğu için ben gidemiyorum. (Delilik yapmak da geçiyor içimden)
Ankara'da ikamet edenler için haberini vermiş olmayım:
Bilkent Üniversitesi, İktisat Fakültesi, C Blok Amfi’de yapılacak edebiyatbilim ağırlıklı top...lantıyı 13 Aralık günü saat 10’da Bilkent Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı ve Türk Edebiyatı Merkezi başkanı Prof. Talat Halman açacak, baş konuşmayı Bilge Karasu’dan yaptığı çevirilerle 2004’te ABD’nin en önemli çeviri ödülünü (National Translation Award) almış olan Davenport, St. Ambrose Üniversitesi, Sanatlar ve Bilimler Koleji (College of Arts and Sciences) dekanı Prof. Aron Aji yapacak. Karşılaştırmalı edebiyat profesörü olan İzmir doğumlu Prof. Aron Aji, şu sıralarda Karasu’nun Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı‘nı İngilizceye çeviriyor.
Öteki konuşmacılar arasında Karasu’nun kimi kitaplarını Fransızcaya çevirmiş olan Alain Mascarou, 1950 kuşağının önde gelenlerinden Doğan Hızlan ve günümüz Türk edebiyatı, düşünce ve yayın dünyası temsilcilerinden Müge Gürsoy Sökmen, Mustafa Arslantunalı, Tansu Açık ve başkaları, yetişmekte olan genç edebiyatbilimciler, eleştirmenler bulunuyor. Sempozyum programında, 14 Aralık öğleden sonra Karasu’nun edebiyat, felsefe, resim ve müzik alanlarından arkadaşlarının katılacağı bir dostlar oturumu da yer alıyor. Felsefe profesörleri İonna Kuçuradi, Sıtkı Erinç, emekli büyükelçi Polat Tacar, Bilgi Üniversitesi kurucularından Sedat Örsel bu oturuma katılacak ünlü simaların yalnızca birkaçı."
Ve bu da sempozyum programı:
PROGRAM:
13 Aralık 2010 Pazartesi
Açış konuşması 10.00-10.10 Talat Halman: Bilgeliğin Gücü
Baş konuşma 10.10-11.00 Aron Aji: Dilde Özgürlük: Karasu’nun Eserlerinde
Yenilikçi Atılımlar
Ara 11.00-11.20 ______________________________
11.20-11.50 Doğan Hızlan: Bilge Karasu Niçin Önemli?
12.50-12.20 Alain Mascarou: Jean Ginolu'ye Mektuplar
Öğle yemeği arası 12.20-14.00 ______________________________
14.00-14.30 Burcu Çetin: Sazandere’de Bilge Karasu
14.30-15.00 Levent Kavas: Geviş Getiren Ağırbaşlı Bir Yazar
15.00-15.30 Tansu Açık: A’dan C’ye Bilge Karasu
15.30-16.00 Berna Yıldırım: Bilge Karasu’da Özne
Ara 16.00-16.20 ______________________________
Dostlarının Dilinden 16.30-18.30 Dostları , Öğrencileri, Çırakları Bilge Karasu’yu Anıyor
Tansu Açık, Yıldırım Arıcı, Mustafa Arslantunalı,
Sıtkı Erinç, Sedat Örsel, Ali Poyrazoğlu, Müge Gürsoy Sökmen, Fred Stark, Pulat Tacar
14 Aralık 2010 Salı
09.00-09.30 Hasan Erkek: Bilge Karasu’nun Dramatik Metinleri
09.30-10.00 Mehmet Nemutlu: Çoksesli Müzik Açısından Kılavuz
10.00-10.30 Neslihan Demirkol: Müşfik'in Öyküsü Olarak Troya'da Ölüm Vardı
10.30-11.00 Doğan Yaşat: Gece’yi Yeniden Okurken: Bilge Karasu’da Susku, Açıklık ve Hakikat
Ara 11.00-11.20 ____________
estağfirullah
11.20-11.50 Laurent Mignon: Yehuda ile Uğraşmak
11.50-12.20 Servet Erdem: Metinlerarası İlişkilere Göre Döşek Masalı’nın Okunması
Kapanış 12.20 Semih Tezcan
Yer: Bilkent Üniversitesi, İktisat Fakültesi, C Blok Amfi
Gidenler bana da anlatsın, olur mu?
.
Ankara'da ikamet edenler için haberini vermiş olmayım:
Bu, sempozyum hakkında yapılmış açıklama:
"Bilkent Üniversitesi, Türk Edebiyatı Merkezi, yirminci yüzyıl Türk edebiyatının en önemli yazarlarından Bilge Karasu’nun (1930-1995) doğumunun seksen, ölümünün onbeşinci yılı dolayısıyla uluslararası katılımlı bir sempozyum düzenliyor. Toplantı 13 Aralık günü saat 10’da başlayacak, 14 Aralık günü öğleye kadar sürecek.
Bilkent Üniversitesi, İktisat Fakültesi, C Blok Amfi’de yapılacak edebiyatbilim ağırlıklı top...lantıyı 13 Aralık günü saat 10’da Bilkent Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı ve Türk Edebiyatı Merkezi başkanı Prof. Talat Halman açacak, baş konuşmayı Bilge Karasu’dan yaptığı çevirilerle 2004’te ABD’nin en önemli çeviri ödülünü (National Translation Award) almış olan Davenport, St. Ambrose Üniversitesi, Sanatlar ve Bilimler Koleji (College of Arts and Sciences) dekanı Prof. Aron Aji yapacak. Karşılaştırmalı edebiyat profesörü olan İzmir doğumlu Prof. Aron Aji, şu sıralarda Karasu’nun Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı‘nı İngilizceye çeviriyor.
Öteki konuşmacılar arasında Karasu’nun kimi kitaplarını Fransızcaya çevirmiş olan Alain Mascarou, 1950 kuşağının önde gelenlerinden Doğan Hızlan ve günümüz Türk edebiyatı, düşünce ve yayın dünyası temsilcilerinden Müge Gürsoy Sökmen, Mustafa Arslantunalı, Tansu Açık ve başkaları, yetişmekte olan genç edebiyatbilimciler, eleştirmenler bulunuyor. Sempozyum programında, 14 Aralık öğleden sonra Karasu’nun edebiyat, felsefe, resim ve müzik alanlarından arkadaşlarının katılacağı bir dostlar oturumu da yer alıyor. Felsefe profesörleri İonna Kuçuradi, Sıtkı Erinç, emekli büyükelçi Polat Tacar, Bilgi Üniversitesi kurucularından Sedat Örsel bu oturuma katılacak ünlü simaların yalnızca birkaçı."
Ve bu da sempozyum programı:
PROGRAM:
13 Aralık 2010 Pazartesi
Açış konuşması 10.00-10.10 Talat Halman: Bilgeliğin Gücü
Baş konuşma 10.10-11.00 Aron Aji: Dilde Özgürlük: Karasu’nun Eserlerinde
Yenilikçi Atılımlar
Ara 11.00-11.20 ______________________________
11.20-11.50 Doğan Hızlan: Bilge Karasu Niçin Önemli?
12.50-12.20 Alain Mascarou: Jean Ginolu'ye Mektuplar
Öğle yemeği arası 12.20-14.00 ______________________________
14.00-14.30 Burcu Çetin: Sazandere’de Bilge Karasu
14.30-15.00 Levent Kavas: Geviş Getiren Ağırbaşlı Bir Yazar
15.00-15.30 Tansu Açık: A’dan C’ye Bilge Karasu
15.30-16.00 Berna Yıldırım: Bilge Karasu’da Özne
Ara 16.00-16.20 ______________________________
Dostlarının Dilinden 16.30-18.30 Dostları , Öğrencileri, Çırakları Bilge Karasu’yu Anıyor
Tansu Açık, Yıldırım Arıcı, Mustafa Arslantunalı,
Sıtkı Erinç, Sedat Örsel, Ali Poyrazoğlu, Müge Gürsoy Sökmen, Fred Stark, Pulat Tacar
14 Aralık 2010 Salı
09.00-09.30 Hasan Erkek: Bilge Karasu’nun Dramatik Metinleri
09.30-10.00 Mehmet Nemutlu: Çoksesli Müzik Açısından Kılavuz
10.00-10.30 Neslihan Demirkol: Müşfik'in Öyküsü Olarak Troya'da Ölüm Vardı
10.30-11.00 Doğan Yaşat: Gece’yi Yeniden Okurken: Bilge Karasu’da Susku, Açıklık ve Hakikat
Ara 11.00-11.20 ____________
estağfirullah
11.20-11.50 Laurent Mignon: Yehuda ile Uğraşmak
11.50-12.20 Servet Erdem: Metinlerarası İlişkilere Göre Döşek Masalı’nın Okunması
Kapanış 12.20 Semih Tezcan
Yer: Bilkent Üniversitesi, İktisat Fakültesi, C Blok Amfi
Gidenler bana da anlatsın, olur mu?
.
22 Kasım 2010 Pazartesi
Gündelik-I
Tomris Uyar'a selam olsun. Günlük türünü yaygınlaştıran, kişisel gelişmesi, izlediklerini gün be gün belirten ve bu seyre de "Gündökümü" diyen Uyar'ın yolundan gideceğim bu kez.
İşte, elan okuduğunuz satırlarda da benim birkaç günlük notlarımı bulacaksınız.
* Nihad Sırrı Örik'i geç tanıdığımı itiraf etmem gerek. Tüyap Kitap Fuarı'nın bu seneki ganimetlerinden biri de, "Kıskanmak" adlı romandı. Birkaç gün evvel bitirdiğimde, bu romana dair pek çok şey düşündüm. Dönem romanı olması sebebiyle, eğlenceli; insana dair saf bir gerçekten bahsetmesi ve edebiyatımızda bu sebeple az rastlanır olmasıyla "kıskançlık uyandıran", İstanbul'da geçmeyen bir roman olması sebebiyle nadir. Evet, romanımızın mekânı Zonguldak. Elbette, Zonguldak bir mekân olarak çok da ayırt edici değil, sadece isim ve kömür madenleriyle var. Öte yandan, romanımızın en önemli karakteri Seniha'nın psikolojisini vermesi, kızın ağabeyini kıskanması hakkında içinden geçirdikleri, romanı bence değerli ve özel kılıyor. * "Kıskanmak" romanı Zeki Demirkubuz tarafından filme çekildi. Örik'in "Abdülhamit Düşerken" adlı romanı da filmleştirilmişti. Ben, Demirkubuz'un filmini romanı okuduktan hemen sonra izledim. Başroldeki Nergis Öztürk'ü, çekimleri, renkleri, dekor ve kostümleri çok beğendim. Romanda güzelliğiyle adeta bir Tanrı gibi anlatılan Nüzhet'i oynayan kişiyi ilk gördüğümdeyse açıkçası hayal kırıklığına uğradım.
Zeki Demirkubuz imzası, yönetmenin diğer filmlerine nazaran çok belirsizdi. Bunu da yönetmen eminim, romanın ön plana çıkması için yapmıştı. Romandaki diyaloglar bire bir filme taşınmıştı.
Ve fakat, bunca olumlu yöne rağmen bence bu film amacına ulaşmamış.
Seniha'nın kıskançlığı, sebepleri ve iç yangınının yansıtılamadığını düşünüyorum. Romanın özü de bu idi oysa. Romanı okumamış biri, kolaylıkla Seniha'nın yengesinin güzelliğini kıskandığı zannına kapılabilir. Oysa, Seniha ağabeyini kıskanmaktadır ve sebepsiz, derinliksiz bir kıskançlık değildir bu. Kardeşliği bile sorgulamamıza neden olan ve ezber bozan bir kıskançlıktır.
Eleştirimi, romanları filmlerinden daha çok seven bir okur görüşü olarak algılamanızı istemem elbette. Uyarlama nasıl olur'u merak edenlere "Das Parfum"u izlemelerini öneririm. Kitaptan hiçbir özü kaybetmeden nasıl film çekilir'in cevabıdır bencileyin. Filmleştirilmesinin imkânsız olduğunu düşündüğüm "Gölgesizler" de iyi bir uyarlamaydı diyebilirim.
* Dün Meriç nehrini görmek için gittiğimiz Edirne'de düşündüğüm iki şey vardı: Yer değiştirmek insanın ufkunu nasıl da açıyor! Ve, gittiğim her yerde neden inatla evimi özlüyorum? Peki siz, bir sınırın bu tarafının bu ülke, bir adım sonrasının başka bir ülke olmasından daha ilginç bir şey söyleyebilir misiniz bana? Düşündükçe neredeyse bin asırlık bir insan tarihini yudum yudum içiyorum ve zihnim, şaşırmaktan yorgun.
* NTV Tarih dergisinin "Harf Devrimi"ni konu alan sayısı geçti iki gün evvel elime. Harika bir sayı. Yazı, ülkemizdeki "Yazı Devrimi" ve Osmanlı Türkçesi hakkında ehil isimler tarafından yazılan muazzam yazılar var. Bulabilirseniz ciddi tavsiyemdir.
* Bu ayın Altyazı dergisini almak için gittiğim tüm kitapçılarda, derginin özel sayısının çalındığını görüyorum. "Kültürlü hırsız" dedikleri bu olsa gerek!* Bugünlerde, Abbas Sayar'ın baş kahramanı bir at olan romanı "Yılkı Atı"nı okuyorum. Ödül almış bu kitabı ve yazarını sevenler bana alınmasın; ilk on beş sayfasını okumuş olduğum için, erkence söylemiş olmaktan da utanırım; ama Nihad Sırrı Örik'ten sonra onu okumak, lezzet almak zor. Ve eskilerde kitap, yazar seçmeyen iştiham anlıyorum ki, artık belli lezzetler arıyor. Bildiniz: Yöresel ağızla, çalakalem yazılmış; köyü değil, köyün zihinlerdeki tasvirini anlatan kitaplardan fersah fersah uzağım bugün. Kitabı bitirince fikrim değişebilir, o da işin ayrı bir yönü.
* Filmi izledikten sonra, sitenin kurucusu hakkında biraz araştırma yaptım. Bu sırada, evinin fotoğraflarını da gördüm. 4 milyar doları olup da bu kadar mütevazı bir evde yaşaması, sıradan ve ucuz bir arabası olması da, pek görmediğimiz bir olgunluk. (Ben yapabilir miydim, bilmiyorum) Ona bir bilgenin özelliklerini yüklemek niyetinde değilim; ama kesinlikle takdir ediyorum.
* Hani şu sekiz soruda, capcanlı para veren yarışma programına katılmam için dört koldan baskı yapılıyor. Haketmediğimiz paralara, cafcafa düşkünlüğümüz beni oldum olası düşündürüyor. Öte yandan, hayatı boyunca kazandığı bir dizi oyuncusunun tek bölümde aldığı para olan insanlara da kızmak içimden gelmiyor. Bazen: "Bu kadar takma, bırak, onların kurallarıyla oyna; eğlen gitsin" diyorum. Ama olmaz. Yapamam. Sonrası vicdan.* Fikret Otyam'ın kara gözlü kadınlarına baktım ve aklıma geldi. Canım resim çekti. İki gün önce, uzun yıllardan sonra ilk kez almıştım fırçayı elime. Acemi, yeteneklerini işlenmemekten yitirmiş bir elden çıkan tek resim, bir elma oldu. Adem'in tattığı, Newton'un ilhamı elmanın kaderi belli ki "ilham olmak". Bugünlerde yeniden çizersem, yazıdan beni ayırır diye bile isteye bıraktığım- ve adamakıllı yeteneksiz bile sayılabileceğim- resme yeniden dönersem ne olur beni ayıplamayın.
* Resim demişken, Pera Müzesi'ne yolum düşecek bugünlerde. Yine. Realist resimlere âşık olan bana verilebilecek en güzel haber, Rus Devlet Müzesi'nden getirtilen ve Türkiye'de ilk kez sergilenen Rus klasik resimlerini görebileceğimin haberiydi. 20 Mart'a kadar açık olan bu sergide, ben, baktığım resimlerde Tolstoy'un, Dostoyevski'nin kahramanlarını, hayatlarını arıyor olacağım. Elbette, 21 Aralık'a dek Csontvary resimlerini de görmek gerek.
* Sinemadan, edebiyattan, resimden söz edip de müziği es geçmek. Müziğin tılsımına inanamadığım için mi? Oysa hayır: Dünyada, müzikten daha etkileyici ve dilsiz bir tılsım bilmiyorum. Her duygunun müziği var, her ırkın, her yaşın, her günün, hatta yakalanamaz dediğimiz an'ın müziği.
* Ve önünüzde gururla eğiliyorum: Süleymaniye Vakfı Müzesi'nde gördüğüm usturlab, şamdanlar, ille de saatler. Ve, evinde ölümü bekleyen seksenliklere inat, seksen yaşında Selimiye'yi inşa eden Koca Sinan!
3 Kasım 2010 Çarşamba
Tüyap Kitap Fuarı'ndan Aldıklarım
Kitap fuarı, geçen haftasonu başladı, biliyorsunuz. Pazar günü de sona erecek.
Fuara iki defa daha gidecek olmama rağmen-söyleşiler, alamadığım kitaplardan ötürü- ilk gittiğimde aldığım kitapları paylaşayım dedim.
Fuar, görünüş açısından her senekinden ne eksik ne fazla. Birkaç yenilik yine de var. Yalnız, ilk kez fuarın bir onur konuğu var: İspanya. İlk kez ikinci el kitapçılar fuarda yer alıyor ve bu sene yayınevlerinin standları biraz daha gösterişli sayılabilirdi.
Geçen senekine göre, biraz daha az insan var gibi geldi bana.
Fuara gittiğim gün, başbakan da bir açılışa katılacakmış; bu sebeple üç saatte fuara gittim ve yayınevleri yine doyurucu indirimler yapmamışlardı. Ama ben bir sene beklediğim için, istediğim kitapların bir kısmını aldım.
Bu sene fuarın gözdesi, harika, üstünde kitaplar alıntılar olan karton poşeti, alışverişlerinizde kâğıt görünümlü hediye eden ve standda duran Semih Gümüş'le Notos Kitap. Yanda tavsiye ettiğim kitap da bu yayınevinde basıldı. Gerçekten çok hoş kitaplar var. Buradan ne alabileceğinize gelince, ilk iki gün, yayınevinde en çok "Katedral" adlı kitap satıldı. Haberiniz olsun. (Ben de alacağım bunu)
Bu haftasonu da Semih Gümüş'le sohbet etmeye gideceğim Notos Kitap'a.
Yapı Kredi Yayınları'nda, düzeltmeni olduğum, çok hoş ve klasik öyküler içeren Birsen Ferahlı'nın "O Yaz" adlı kitabını da tavsiye ederim. Keyifle okunabilir.
Can Yayınları'nda, en az kırk kitapta aklım kalmıştır. Gerçekten mükemmel kitaplar var. Ama ben Haldun Taner Öykü Ödülü'nü alan "Bir de Baktım Yoksun"u aldım yalnız. Çünkü Türk yazarlara biraz da destek olmamız gerektiğini düşünüyorum. Kitabın yazarı Yekta Kopan'ın röportajlarında, biraz da babasından bahsettiğini okuduğum bu kitabı çok merak ediyorum.
En güzel kitapları basan, kapandığına çok üzüldüğüm Adam Yayınları (Keşke kapanmasaydı), kimi kitaplarını %70 indirimle satıyor. Es geçmeyin. Sadece Tüyap Kitap Fuarı'nda bulabildiğimiz, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu kitaplarına da bir göz atın.
Fuara yeniden gitmeden, bu haftasonu ne gibi etkinlikler olacağını size bildireceğim. Bu yazı, kısa kısa bilgi verdiğim, daha çok fotoğrafları paylaştığım bir yazı olsun istiyorum.
Unutmadan, Grange hayranları yazarın Türkiye'ye geldiğini ve yine haftasonu imza günü olduğunu umarım biliyorlardır!
* * *
O gece, sabaha kadar kitap eklerini okudum. Gözlerim şiş halde gittim fuara; ama işte ben zaten bunu seviyorum ya! Notlar aldım, etkinlikleri işaretledim. Kitap eklerinin fuar sebebiyle yüz sayfaya kadar çıkmalarından deli gibi keyif aldım.
Yanımda da, babamın getirdiği hakiki salep eşliğinde:
Ve aldığım kitaplar. Önce yeni Türk edebiyatı kitapları:
Sema Kaygusuz, Hakan Günday, Şebnem İşigüzel ve Yekta Kopan. Bukowski seviyorsanız, yeraltı edebiyatı örnekleri okumayı sevenlerdenseniz, Türk edebiyatındaki yansımalarını görmek için Hakan Günday'ı okumalısınız. Dot Tiyatro'da da şu an oyunlaştırılan "Malafa" adlı eseri sergileniyor, bunun da haberini vermiş olayım.
Kötü edebiyatı da okurum; ama para vermem. Kütüphanemi utandırmadığımı tahmin ediyorum.
Bakalım, ikinci gidişimde hangi kitapları alacağım?
Fuara iki defa daha gidecek olmama rağmen-söyleşiler, alamadığım kitaplardan ötürü- ilk gittiğimde aldığım kitapları paylaşayım dedim.
Fuar, görünüş açısından her senekinden ne eksik ne fazla. Birkaç yenilik yine de var. Yalnız, ilk kez fuarın bir onur konuğu var: İspanya. İlk kez ikinci el kitapçılar fuarda yer alıyor ve bu sene yayınevlerinin standları biraz daha gösterişli sayılabilirdi.
Geçen senekine göre, biraz daha az insan var gibi geldi bana.
Fuara gittiğim gün, başbakan da bir açılışa katılacakmış; bu sebeple üç saatte fuara gittim ve yayınevleri yine doyurucu indirimler yapmamışlardı. Ama ben bir sene beklediğim için, istediğim kitapların bir kısmını aldım.
Bu sene fuarın gözdesi, harika, üstünde kitaplar alıntılar olan karton poşeti, alışverişlerinizde kâğıt görünümlü hediye eden ve standda duran Semih Gümüş'le Notos Kitap. Yanda tavsiye ettiğim kitap da bu yayınevinde basıldı. Gerçekten çok hoş kitaplar var. Buradan ne alabileceğinize gelince, ilk iki gün, yayınevinde en çok "Katedral" adlı kitap satıldı. Haberiniz olsun. (Ben de alacağım bunu)
Bu haftasonu da Semih Gümüş'le sohbet etmeye gideceğim Notos Kitap'a.
Yapı Kredi Yayınları'nda, düzeltmeni olduğum, çok hoş ve klasik öyküler içeren Birsen Ferahlı'nın "O Yaz" adlı kitabını da tavsiye ederim. Keyifle okunabilir.
Can Yayınları'nda, en az kırk kitapta aklım kalmıştır. Gerçekten mükemmel kitaplar var. Ama ben Haldun Taner Öykü Ödülü'nü alan "Bir de Baktım Yoksun"u aldım yalnız. Çünkü Türk yazarlara biraz da destek olmamız gerektiğini düşünüyorum. Kitabın yazarı Yekta Kopan'ın röportajlarında, biraz da babasından bahsettiğini okuduğum bu kitabı çok merak ediyorum.
En güzel kitapları basan, kapandığına çok üzüldüğüm Adam Yayınları (Keşke kapanmasaydı), kimi kitaplarını %70 indirimle satıyor. Es geçmeyin. Sadece Tüyap Kitap Fuarı'nda bulabildiğimiz, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu kitaplarına da bir göz atın.
Fuara yeniden gitmeden, bu haftasonu ne gibi etkinlikler olacağını size bildireceğim. Bu yazı, kısa kısa bilgi verdiğim, daha çok fotoğrafları paylaştığım bir yazı olsun istiyorum.
Unutmadan, Grange hayranları yazarın Türkiye'ye geldiğini ve yine haftasonu imza günü olduğunu umarım biliyorlardır!
* * *
O gece, sabaha kadar kitap eklerini okudum. Gözlerim şiş halde gittim fuara; ama işte ben zaten bunu seviyorum ya! Notlar aldım, etkinlikleri işaretledim. Kitap eklerinin fuar sebebiyle yüz sayfaya kadar çıkmalarından deli gibi keyif aldım.
Yanımda da, babamın getirdiği hakiki salep eşliğinde:
Ve aldığım kitaplar. Önce yeni Türk edebiyatı kitapları:
Sema Kaygusuz, Hakan Günday, Şebnem İşigüzel ve Yekta Kopan. Bukowski seviyorsanız, yeraltı edebiyatı örnekleri okumayı sevenlerdenseniz, Türk edebiyatındaki yansımalarını görmek için Hakan Günday'ı okumalısınız. Dot Tiyatro'da da şu an oyunlaştırılan "Malafa" adlı eseri sergileniyor, bunun da haberini vermiş olayım.
Dünya edebiyatının en güzel örneklerinden:
Yeni Romancı Nathalie Sarraute (Kaç zamandır listemdeydi), Truman Capote, Baudelaire'in çağ açmış, edebiyatımızı kökten etkilemiş kitabı-hem de Tahsin Yücel çevirisiyle- "Paris Sıkıntısı", büyük şair e.e.cummings'ten seçme şiirler. Nathalie Sarraute'nin kitabı "Yeni Roman" akımı hakkındaki görüşlerini içerir. kitabın ismi ise bence harikadır.
Semih Gümüş'ün çıkardığı şahane edebiyat dergisi Notos Öykü'nün bende olmayan sayısı, Nobel'e aday olmuş, imlayla dansına hayran olduğum Leylâ Erbil, size daha önce okumayı istediğimi söylediğim, kitabın gelecekte nerede olacağına dair Umberto Eco ve Jean Claude Carriere söyleşilerini içeren "Kitaptan Kurtulabileceğinizi Sanmayın" (Bu senenin en güzel kitaplarından biri), Gündüz Vassaf'ın modern toplumlarda gündelik hayattan bahsettiğinden direkt çektiği kitabı "Cennetin Dibi", Türk Dili Dergisi'nin "Türk Şiiri" sayısı (Bu hacimdeki bir dergi, 4.5 lira, inanılır gibi değil), İlhan Berk'in en güzel kitabı "Galile Denizi".
Kötü edebiyatı da okurum; ama para vermem. Kütüphanemi utandırmadığımı tahmin ediyorum.
Bakalım, ikinci gidişimde hangi kitapları alacağım?
29 Ekim 2010 Cuma
İstanbul Tanpınar Sempozyumu Tam Programı
Etkinlikleri bloguma da ekliyorum, ki gelmek isteyenler olursa toplu bir şekilde tüm etkinlikleri görsünler.
Edebiyat Festivali'nin bir ayağı Midpoint'lerde okuma ve söyleşi programları şeklinde, bir ayağı D&R'larda, bir ayağı MSÜ'de sempozyum olarak ve devamında akşamları kapanış partileri olarak gerçekleşecek.
İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali'nin bir ayağı da Mimar Sinan Üniversitesi'nde demiştik. 1-2 Kasım'da üniversitede Tanpınar'la ilgili bir sempozyum olacak. Program da aşağıya ekldiğim gibi.
Ben tamamına katılacağım ve hiçbir kuvvet beni bundan alıkoyamaz:) Tanpınar'la dolu iki gün geçireceğim için ne kadar heyecanlı olduğumu tahmin edersiniz.
Şunu da hatırlatayım: Kalem Telif Hakları Ajansı'nın (Birçok kimse bilmez, ama kitaplarımızın çoğu bu ajans sayesinde çeşitli dillere çevriliyor) düzenlediği bu festival, uluslararası ilk edebiyat festivalimiz. Birçok yabancı yazar da festivalin davetlisi olarak Türkiye'de.
İşte program şöyle:
Uluslararası Ahmet Hamdi Tanpınar Sempozyumu
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
Fen Edebiyat Fakültesi
Türk Dili Edebiyatı Bölümü
İTEF - İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali
"Türkiye’de ve Dünyada Tanpınar Zamanı"
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
1-2 Kasım 2010 - Fındıklı Yerleşkesi- Oditoryum
http://tanpinarsempozyumu.itef.com.tr/
1 Kasım 2010 / Pazartesi
09.30: Tanpınar Belgeseli
10.00: Açılış Rektör Prof. Rahmi Aksungur
Handan İnci / Bir Tanpınar sempozyumu düzenlerken...
Açılış konuşmaları:
Orhan Okay, Enis Batur, Doğan Hızlan
ARA
11.15 Açılış Panel’i: Tanpınar’ı Tanımak... Yöneten: Abdullah Uçman
Turan Alptekin, Birol Emil, Tahsin Yücel, Konur Ertop, Cevat Çapan, Saffet Tanman
12.30 – 13.30 Öğle arası
II. Oturum: Günlüğünün İzinde Tanpınar’a Bakışlar Yöneten: Birol Emil
13.30: Kazım Yetiş “Tanpınar’ın Günlükleri Üzerine Bazı Dikkatler”
13.50: Nüket Esen “Günlüğünde Tanpınar”
14.10: Emel Kefeli “Les Cahiers’ den Günlükler’e Valéry - Tanpınar İlişkisi”
14.30: Handan İnci “Tanpınar Olmak”
ARA
15.00: Panel: Dünya’nın Tanpınar’ı Yöneten: Nüket Esen
Abdulkadir Abdelli (Lübnan), Christoph K. Neumann (Almanya), Fabio Salomoni (İtalya),
Haneke van der Heijden (Hollanda), Maureen Freely (ABD), Miciko Sendil (Japonya), Timour Muhidine (Fransa)
ARA
17.00 Günümüz Şairlerinden Tanpınar Şiirleri
Adnan Özer, Ali Ayçil, Baki Ayhan T., Gonca Özmen, Mustafa Erdem Özler, Nilay Özer, Ömer Erdem, Seyhan Erözçelik, Şeref Bilsel, Turgay Fişekçi.
2 Kasım 2010 / Salı
09.00 – 09.15: Tanpınar belgeseli
I. Oturum: Romancı Tanpınar I Yöneten: Emel Kefeli
09.15: Seval Şahin “Mahur ve Mahmur Bir Beste: Tanpınar’ın Mahur Beste Adlı Romanı Üzerine”
09.30: Murat Koç “Tanpınar’ın Romanlarında Boğaziçi”
09.45: Erol Köroğlu "Sahnenin Dışındakiler'de Türlerin Oyunu: Okuma, Temellük ve Dışlama Bağlamında İdeolojik ve Metinsel Etkileşim"
10.00: Mehmet Tekin “Huzur Romanında Teknik Yapılanma”
ARA
II. Oturum: Romancı Tanpınar II Yöneten: Kazım Yetiş
10.25: Sema Uğurcan “Tanpınar’ın Romanlarında Sıradan İnsanlar”
10.40: Süha Oğuzertem “Huzur’u Mazmunlarıyla Okumak”
10.55: Emre Ayvaz “Hayri İrdal’ın başına Gelenler”
11.10: Fatih Özgüven “İki Lapacının Maceraları: Saatleri Ayarlama Enstitüsü ve Miskinler Tekkesi”
ARA
III. Oturum: Hikâyeci Tanpınar
11.35: Alim Kahraman “Tanpınar’ın Hikâyeleri ve Hikâyeciliği Üzerine”
11.50: Murat Gülsoy – Yekta Kopan “ ‘Acıbadem’deki Köşk’ Öyküsü Üzerine Bir Çözümleme”
Öğle arası 12.30 – 13.30
IV. Oturum: Şair Tanpınar Yöneten: Sema Uğurcan
13.30: Abdullah Uçman “Bir Bağlılığın Yıllarca Süren Hikâyesi: Tanpınar ve Yahya Kemal”
13.45: Ömer Erdem “Şair Olarak Tanpınar”
14.00: Baki Asiltürk “Tanpınar’ın Mektup ve Günlüklerinde Şiirle İlgili Düşünceleri”
14.15: Mehmet Kalpaklı “Tanpınar ve Divan Şiiri”
ARA
V. Oturum: Tanpınar’ın Dünyasından Yansıyanlar Yöneten: Mehmet Kalpaklı
14.45: Besim Dellaloğlu “Tanpınar’ın Muhafazakarlığı Meselesi”
15.00: Sadık Yalsızuçanlar “İki Dünya Arasında”
15.15: Tahir Abacı “Ezgi ve Zaman: Tınıdan Metine”
ARA
VI. Oturum: Tanpınar’a Bakışlar...
15.45: Beşir Ayvazoğlu “Tanpınar’ın Metinleri Üzerine Bazı Dikkatler”
16.00: Selim İleri “Bir Tanpınar Romanı Yazmak”
16.15: Hilmi Yavuz “Tanpınar ve İktisadî Kalkınma”
16.30 Sempozyum değerlendirmesi (Abdullah Uçman)
ARA
17.00: Tanpınar ve Sinema: Tomris Giritlioğlu - Murat Gülsoy
Film gösterisi: “Yaz Yağmuru” (Yönetmen: Tomris Giritlioğlu)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











